‘Aşk Mektupları’


Artık korkularım bile degişti

Sevgi Sözleri Mesajları: tdomf_26d82 | Mesajlar: Aşk Mektupları, İçini Dök

Artık korkularım bile degişti,
Seni zaten kaybetmiştim zaten neyi kazandım ki ben hayatta hep kaybettim..

Ama belki diyorum sen mutlu olursunda ben bir kere de olsa senin zaferine ortak olurdum,
Yada çok kızardım, dökerdim herşeyi sana aldığım ama sana veremediğim herşeyi..

Kalbimi kırardım ilk önce, en guzel onun kırılma sesi içimi acıtırdı,
Sesleri duydukça donuklaşıyor gözbebeklerim matlaşıyordu
iyice..

Sana almayı düşündüğüm kuşu salacağım penceremden,
Hayallerimi yakacağım, en hızlı zaten onlar yanıyor..

Hem kibrite de gerek yok bir kaç sözün yetti işte sende biliyorsun..

Neyse çok geç olmadan ben gideyim, sonra bizimkiler kızar yinemi aşık olup kırdın kalbini diye,
Annem okşar kafamı sonra der buda geçer birtanem..

Derde geçermi acaba..

Babamın yanında söyleyemez annem kırdığım kalbimin hesabını veremem babama,
Sen de bilirsin erkekler ağlamaz derler babamda en çokta ağlamama kızardı..

Ama merak etme bu sefer kimse görmeyecek ağladığımı, sesimi bile duymayacak,
Sen bile..

Yastıklara basacağım kafamı söz sevgili..

Oysaki senin için ilk ağlayan olmanın gururunuda yaşayacağım..

Ha bu arada sevgili, hadi bu gece bir iyilik yapalım birlikte kalbim

Paylaş:
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Buzz
  • LinkedIn
  • Google Bookmarks
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • Orkut

Sevgili..

Sevgi Sözleri Mesajları: tdomf_26d82 | Mesajlar: Aşk Mektupları, Aşk Şiirleri, Aşk Sözleri, Sevgi Sözleri, Tüm Mesajlar

Artık korkularım bile degişti,
Seni zaten kaybetmiştim zaten neyi kazandım ki ben hayatta hep kaybettim..

Ama belki diyorum sen mutlu olursunda ben bir kere de olsa senin zaferine ortak olurdum,
Yada çok kızardım, dökerdim herşeyi sana aldığım ama sana veremediğim herşeyi..

Kalbimi kırardım ilk önce, en guzel onun kırılma sesi içimi acıtırdı,
Sesleri duydukça donuklaşıyor gözbebeklerim matlaşıyordu
iyice..

Sana almayı düşündüğüm kuşu salacağım penceremden,
Hayallerimi yakacağım, en hızlı zaten onlar yanıyor..

Hem kibrite de gerek yok bir kaç sözün yetti işte sende biliyorsun..

Neyse çok geç olmadan ben gideyim, sonra bizimkiler kızar yinemi aşık olup kırdın kalbini diye,
Annem okşar kafamı sonra der buda geçer birtanem..

Derde geçermi acaba..

Babamın yanında söyleyemez annem kırdığım kalbimin hesabını veremem babama,
Sen de bilirsin erkekler ağlamaz derler babamda en çokta ağlamama kızardı..

Ama merak etme bu sefer kimse görmeyecek ağladığımı, sesimi bile duymayacak,
Sen bile..

Yastıklara basacağım kafamı söz sevgili..

Oysaki senin için ilk ağlayan olmanın gururunuda yaşayacağım..

Ha bu arada sevgili, hadi bu gece bir iyilik yapalım birlikte kalbimi kıralım..

Paylaş:
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Buzz
  • LinkedIn
  • Google Bookmarks
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • Orkut

Seni Sevmek..

Sevgi Sözleri Mesajları: aşk sözleri | Mesajlar: Aşk Mektupları, Tüm Mesajlar

Seni sevmek, bu kentin tozlu, soluk ışıkları ruhumu ısıtırken, aynı gecenin yıldızları altında seni deliler gibi özlemekti… Seni sevmek, direnmekti sevgili! Güçsüz olanı acımasızca yok eden bu kentin hoyratlığına ve senin için, artık inanmaktan çoktan vazgeçtiğin, yaşadığın hayal kırıklıklarıyla çok uzun zamandır kaybettiğin o aşk duygusunun gerçekliğinin canlı ispatı olmaya direnmekti. Kalbine inançla aşk tohumları ekmekti, seni sevmek. Seni sevmek, o yitirdiğin aşk şarkısı adına, sana umut vermekti…

Seni sevmek, ait olduğun gökyüzünde seni özgür bırakmaktı…Koparmamaktı kanatlarını… Sevmek, çocuksu bir saflıkla, tek vazgeçemeyeceğinin ben olduğuma kendimi inandırarak, hayatına boyun eğmekti…

Sevmek, seni değil, çocukluğumu, düşlerimi, kendimi aldatmak olmuştu artık… Bana bağlanan masum aşkları, seninle aldatmak olmuştu. Kimseye veremedim yüreğimi. Ne zaman baksalar içime, yüreğimin kırık aynasında kendilerinin değil, senin yüzünün aksini gördüler hep. Sessizce çekip gittiler. Fark etmedim bile gittiklerini…

Seni sevmek, bensiz akıp giden hayatına bir yabancı gibi uzaktan bakmak oldu çoktandır… Şimdi, bu acıya bir son vermesi, kendisini terk etmesi, sonsuzluğa bırakıp gitmesi için birbirine yalvaran iki yüreğiz artık…”Ayazda İki Yürek” gibiyiz… Sen, benim şizofren aşkımsın… Bense, senin sızlayan vicdanın…

Cezmi Ersöz – Şizofren Aşka Mektup

Paylaş:
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Buzz
  • LinkedIn
  • Google Bookmarks
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • Orkut

Aşk Sözleri -186-

Sevgi Sözleri Mesajları: aşk sözleri | Mesajlar: Aşk Mektupları, Aşk Şiirleri, Aşk Sözleri, Sevgi Sözleri, Tüm Mesajlar

‎”Yalnızım..”
Bunca acı tek bir söze nasıl sığabiliyordu…
Aldım bu sözü dudaklarınızdan saplayıp kalbimi onunla parçaladım…
O söz ki;
rengi yarım kalmış aşkların tarifsiz esmerliğine kaçıyordu…
O söz ki;
sapladıkça kalbimin her parçasına yüzünüzü yeniden çiziyordu…
Şimdi içimde binlerce yüz oldunuz…
Şimdi içimde binlerce siz oldunuz…

Yalnızsınız…
Bilseniz ne kadar suçluyum bunun için…
Bilseniz ne kadar acı çekiyorum…
Çünkü sevgim çekip alamıyor sizi derin ıssızlığınızdan.
Oysa ben sizi sizden önce gözlerinizdeki o ıssızlıktan dinledim. Sözlerinizden de önce… Benimle ölmeye hazır sesinizden bile önce…

Yalnızsınız…
Bilseniz ne kadar da çaresizim buna çare olamadığım için…
Oysa en çok sizde soluk alıp veriyorsunuz diye sevdim ben yaşamı.
Yaşamın ona kendinizi eklediğiniz yerlerini sevdim en çok.
Dokundukça çoğalttığınız sevdikçe çoğaldığınız yerlerini…
Bu şehirden her ayrılışınızda arkanızda bıraktıklarınızı topladım birer birer. Oturduğunuz çay bahçelerinden yürüdüğünüz sokaklardan ıslandığınız yağmurun damlalarından topladım sizi.
Vitrinlerde unuttuğunuz dalgınlığınızı hiç tanımadığım bir kızın su yeşili gözlerinde bıraktığınız mısralarınızı…
Bir bunları bir de her ”sevgilim” deyişinizde içimde binlerce çiçek açtıran o büyülü sesinize sarılıp uyuyabildim ancak düşlerime dar gelen tek kişilik yatağımda.

Yalnızsınız…
Bilseniz ne kadar suçluyum bunun için…
Ah bir bilseniz kadar çok acı çekiyorum…
N’olur affedin beni::
Böyle büyük bir aşkla severek size en büyük acımasızlığı ben yapıyorum…
Affedin beni…
Sevgili…

Şizofren Aşka Mektup - Cezmi ERSÖZ

Paylaş:
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Buzz
  • LinkedIn
  • Google Bookmarks
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • Orkut

Müsaadenle..

Sevgi Sözleri Mesajları: aşk sözleri | Mesajlar: Aşk Mektupları, Ayrılık Mektupları, Tüm Mesajlar

Bir dokunuşunla kaç yaraya merhem oldun bilir misin sen?
Korkardım ben aşktan
Birinin gülüşüne aldanacağım diye ödüm kopardı!
Sen de ilk korkarak öpmüştün beni!
Hatta öpmemiştin sadece dudaklarımın zemin katına temelli yerleşmiştin!
Dudaklarının ömrümün sonuna kadar saklayacağım
Bir sır olarak kalacağını o an anlayamamıştın!

Kelebek ömrü gibiydik biz en fazla üç gün yaşayabildik
Sen daha çocuktun
Büyüdüğünün farkındaydın ama oyuncaklarından vazgeçemiyordun!
Ben büyümüştüm
Çocuk gibi olduğumun farkındaydım!
Sadece vazgeçtiğim oyuncaklarımı arıyordum…

Artık nerde nefes aldığını bile bilmeyeceğim.
Senin yaşattığın sadece bir boşluk.
Artık senden bana kalanbir tek hayalimde yaşayan boş bir koltuk
Bir sır olarak kalacaksın.
İçimdeki seni sana bile anlatmayacağım!

Öyle bir gidiyorum ki hiçbir veda sözü inandıramaz seni gittiğime…
Şimdi sen bu yazılanları kaldıramayacak kadar ufak
Uğruna bunca dizeyi yazdıracak kadar büyüksün bende.
İçimde sana dair tek bir harf bile gizlemedim!
Artık gidebilirim
Müsaadenle..

Paylaş:
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Buzz
  • LinkedIn
  • Google Bookmarks
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • Orkut

Artık gidiyorum..

Sevgi Sözleri Mesajları: aşk sözleri | Mesajlar: Aşk Mektupları, Ayrılık Mektupları, Tüm Mesajlar

Sana sımsıkı sarılmak istiyordum…Bir kez görsem,bitirsem içimdeki özlemini bu kadar zor gelmeyecekti senden,sevginden vazgeçmek… Nasıl olsa alışkınım ya seni görmemeye, galiba böyle de başarabilirim… ‘Ama eğer hissedersen hayatından çekildiğimi bana sana geri dönmemem için şans dile ‘
Neler yazmak istiyorum sana bir bilsen, tek yapabildiğim yazmak olduğundan yine yazıyorum işte! Seni daha önce de yazmıştım ama bu kez bir daha yazmamak üzere, seni beynimde,içimde bitirerek yazıyorum,yada bitirmek isteyerek…Ne kadar sürer bilmiyorum ama ben senden, sevginden vazgeçmek istiyorum.
Yine senden habersiz…
Ben seni severken de senden habersiz sevmiştim. Belki de kendimden bile habersiz. Dünyaları etrafında döndürmek isteyen bir kalbi bilerek isteyemezdim.
Kendimden ve senden habersiz ‘HERŞEYİM’ olmuştun sen… öyle ya sen bir taneydin; eşin benzerin yoktu yeryüzünde,yoktu senden daha güzel güleni. Yaşanmamış ve yaşamamış olsam bile sen özeldin. AŞK özeldi…
‘Yağmurda aşk başkadır’ diyenlere gülüyordum ama bende yağmurda üşüyen ellerini severek başladım seni sevmeye…
Aralık’ tı… İstiklal e hiç o kadar güzel yağmur yağmazdı… önce aldırmadım seninle güzelleşen her şeye…Sonra tüm parfümeri dükkanlarını aşındırıp kokunu ararken anladım seni deli gibi özlediğimi…Ne kadar gerçeksen o kadar yalandın… ve ben her seferinde en baştan başladım. Yeniden bir sondayım ama bu kez yeniden başlayacak gücüm yok. Ben senden vazgeçmek istiyorum!
Herkes gibi biri olmanı yada hiç kimse olmanı istiyorum. Sesini duymak için telefonlara sarılmaktan vazgeçmek, ismini duyduğumda içimin titreyip,gözlerimin dolmasından kurtulmak istiyorum. Senin benim için herhangi biri olman ne kadar zor bir bilsen… zaten kolay ne vardı ki benim için? Sanki seni öldürmemle sevmem arasında hiç bir fark yoktu. Ve ben hep sevgim yüzünden cezalıydım. Hiç sonu olmayan bir yolda seninle yürümek,yeni çıkan filmleri birlikte izlemek,saatlerce sana sarılı kalmak,sadece ama sadece bir kez olsun sana sarılıp uyumak,bir sabah gözlerimi açtığımda yanımda seni bulmak isterken,sen sevgimle utanmamı sağladığın için galiba gerçekten ‘BİRTANEYDİN’!
İşte bu yüzden imkansızlığına hep inandım!
Ben yalnız kalıp seni düşünmeyi deli gibi sever olduğumda,sen benim her şeyim olduğunda ben senin için hiç yoktum! Bu yüzden yalnızlıklarım,ağlamalarım,özlemlerim canını hiç acıtmadı.

BENİM TARAFIMDAN SEVİLMEK BELKİ DE HAYATINDA ÖNEMSEYECEĞİN EN SON ŞEYDİ…

Sen beni hiç sevmedin!
Ben seni seviyorum dediğimde Seni Seviyordum!
Ben seni özlüyorum dediğimde Seni Özlüyordum!
Ben senin için ölürüm dediğimde ben senin özleminden zaten ölüyordum…
Ve şimdi senin hayatından gidiyorum…
Ne zaman aralıkta bir yağmur yağsa,
ben İstiklal de olacağım,
ne zaman bir parfümeriye girsem
hala kokunu arıyor olacağım.
Ben kaybettim…
Sen kazandın!
Artık sesimi duymayacaksın…
Sana sımsıkı sarılmak istiyordum, kokunu içime yıllarca bana yetecek kadar çekerek sana sımsıkı sarılmak istiyordum… Gelmedin!
Gelsen yapabilir miydim bilmiyorum…
Ben artık gidiyorum…
Eğer hayatından çekildiğimi hissedersen,bana sana geri dönmemem ve seni yeniden deliler gibi sevmemem için şans dile… 

Paylaş:
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Buzz
  • LinkedIn
  • Google Bookmarks
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • Orkut

Seninle olmanın en güzel yanı ne biliyor musun?

Elin elime değmeden avuçlarımı terleten sıcaklığını taa içimde hissetmek.

Seninle olmanın en kötü yanı ne biliyor musun?

”Seni seviyorum” sözcüğü dilimin ucunu ısırırken her konuşmamızda boş yere saatlerce havadan sudan söz etmek.

Seninle olmanın en heyecanlı yanı ne biliyor musun?

Aynı şeyleri seninle aynı anda düşünmek birlikte ağlamak gülmek. Ve buradayken bile seni çılgınca özlemek…

Seninle olmanın en acı yanı ne biliyor musun?

Seni hiç tanımadığım bir sürü insanlarla paylaşmak. Senin yanında olan, seninle konuşan herkesi çocukça kıskanmak.

Seninle olmanın en mutlu yanı ne biliyor musun?

Tanıdık birileriyle karşılaşma tedirginliği ile yollarda yürümek yan yana… Elimdeki şemsiyeye inat yağmurda ıslanmak birlikte. Elimde kır çiçeğiyle seni beklemek… Aynı mekanlarda aynı yiyecekleri yemek.

Seninle olmanın en romantik yanı ne biliyor musun?

Sensiz gecelerde sana söyleyemediklerimi yıldızlara aya anlatmak… Okuduğum kitabın sayfalarında dinlediğim şarkıların türkülerin şiirlerin her mısrasında seni bulmak.

Seninle olmanın en zor yanı ne biliyor musun?

Seni kaybetme korkusuyla hayatta ilk kez tattığım o tarifsiz duygularımı umut denizinin ortasında küreksiz bir sandala hapsetmek. Sevgili yerine yıllarca dost kalmayı başarmak. Yalın ayak yürümek bıçağın en keskin yerinde. Kanadıkça tuz yerine gözyaşlarımı basmak yüreğime.

Seninle olmanın tek yan etkisi ne biliyor musun?

Nereden bileceksin?
Sen benimle hiç olmadın ki. Olsaydın avuçlarım terlemezdi… Isırmazdım dilimin ucunu… Özlemezdim seni yanımdayken.Kıskanmazdım.

Korkmazdım yollarda yürümekten. Islanmazdım yağmurlarda… Yıldızlara aya dert yanmaz, böyle her şarkıda sarhoş olmazdım.

Korkmazdım seni kaybetmekten ayaklarım kan revan atlardım sandaldan denize… Ve her kulaçta haykırırdım seni..

Ama sen hiç benimle olmadın ki…
YA AKLIN BAŞKA YERLERDEYDİ YA YÜREĞİN..

Can YÜCEL

Paylaş:
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Buzz
  • LinkedIn
  • Google Bookmarks
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • Orkut

Eğer yüreğindeysem..

Sevgi Sözleri Mesajları: aşk sözleri | Mesajlar: Aşk Mektupları, Tüm Mesajlar

Hiç sevmedim kimseyi senin kadar…
Yüreğim yanmadı hiç bu kadar…

Bir el bazen neleri ayakta tutabiliyor hiç düşündünüz mü ve neleri yıkabiliyor tek başına ? Bir eli tutmak bir insanı hayata bağlamakla eş değerde olabiliyorsa eğer bunun adı ”AŞK’tır. Böyle bir eli tutmak hayatı bulmaktır belki de….

Hiç sevmedim seni sevdiğim kadar dersin birine ve sonra onun arkasına dönüp gitmesini izlemek ne zordur. Bir eliyle hayata bağlamak bir eliyle o verdiği hayatı geri almak gibi… Bazen mecburu ayrılıklar mecburi acılar yaratır. Bile bile kapıyı aralık bırakırsın ve tüm yalnızlığın ve hüznün içeri dolmasına izin verirsin. Buna rağmen aklının bir köşesinde sonsuzluk vardır

Bitmedik , bitemez , bitmeyecek… Bir ömrü bir aşka adamaktır bu belki ve elbette yürek ister ayrıysan. Dönüş yolları geçilemeyecek kadar darsa bile bir umut koyup sol yanına beklersin hayatının ışığının o derin karanlıktan gelmesini. Zaman geçtikçe göremez olursun hiçbir şeyi gözlerinin buğusundan ve kalbinin karanlığından… Beklemek zordur eğer beklenen kalbinden çok uzakta ise…

“Çok yalnızım, seninle bir yarım…
Eğer elindeyse ne olur çal kapımı,
Eğer yüreğindeysem ne olur sil göz yaşımı..

Bir hayatı kaybetmek bir elin sıcaklığını kaybetmekle eş değerse işte bu ”AŞK”tır. Böyle bir eli kaybetmek ölmeden ölmektir. Ruhunu o sıcaklığa terk edersin o el senden uzaklaşırken. Ruhsuz bir beden ölmekten beterdir..

Umut edersen et korkular rahat bırakmaz aklını ve umudunu köreltir sonsuz telaşların o bekleyişte. İsyanın yükselir bastıramazsın çektiğin yalnızlığın en acımasız yanı canını yakmaya başlayınca. Tanrıya yalvarırsın son bir şans diye gerçekleşmeyeceğini bildiğin halde. Umudun ve benliğin avuçlarının arasından akıp gider. Ruhsuz, umutsuz ve benliksiz kalırsın bir başına. Zaman acımasızlaşır ağladıkça..

Gel… Korkuyorum… Nefes alamıyorum. Eğer hala dudaklarında ismim varsa gel… Sıcaklığın olmadan tutunamıyorum Hatanın üstüne hata ekleyerek yaşıyoruz. Bile bile kaçırdık belki de o treni. Beklemek için çok geç , vazgeçmek içinse çok erken. Bir ömre bedelse bile geç kalınmış bir mutluluktan vazgeçmiyorum. Verilen sözler unutulmamalı, ben unutmadım..

Eğer elindeyse ne olur çal kapımı,
Eğer yüreğindeysem ne olur sil gözyaşımı..

Paylaş:
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Buzz
  • LinkedIn
  • Google Bookmarks
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • Orkut

Vazgeçilmez..

Sevgi Sözleri Mesajları: aşk sözleri | Mesajlar: Aşk Mektupları, Tüm Mesajlar

İnsanın içine işleyen bir ayaza ev sahipliği yapan kış sabahında,seni düşündüğümde içime yayılan sıcaklığın,dışarıdaki iki metre karı bile eritebileceğini düşünüyorsam…
Uykudan yüzümde mutlu bir gülümseme ile kalkıp benimle birlikte uyanan güne senin adını veriyorsam…
Evimin bütün duvarlarında senin yüzünü görüp,bana baktığını hissediyorsam…
Ve bu beni her gün hep aynı şekilde heyecanlandırıyorsa…
İçtiğim çayın şekeri,sigaramın dumanı,kahvaltımın her lokması sen oluyorsan…
Sokakta bana bakan her insan,yüzümdeki tarifsiz sevinci görüp hayrete düşüyorsa…
Sevdiğin şarkıyı defalarca başa alıp bıkmadan defalarca dinleyebiliyorsam…
O şarkının her sözüne seninle ilgili ayrı bir anlam yüklüyorsam…
Yorucu bir günün sonunda ufacık bir sözünle,bir gülüşünle uzun bir tatilden dönmüş gibi enerji doluyorsam…
Ve o enerjiyle günlerce hiç durmadan çalışabileceğimi duyumsuyorsam…
Gün boyu saatleri,dakikaları sayıp ’neden geçmiyor bunlar’ diye hayıflanıyorsam…
Ve hep seninle buluşacağımız anı bekliyorsam…
Kitap okurken seni düşünmekten kendimi alamayıp aynı satırı defalarca tekrar ediyorsam…
Sonra sana bunu anlattığımda birlikte ne kadar güleceğimizi düşünüyorsam…
Seninle ilgili planlar yapıyorsam…
Sadece varsayımlara dayalı olsa bile o planları mükemmelleştirmek için her ayrıntının üzeride dakikalarca düşünüyorsam…
Yıllardır sevgililerin kullandığı klasik sözcüklerin benim duygularımı anlatmaya yetmediğini fark ediyorsam…
Yinede bunları söylemekten hiç ama hiç bıkmıyorsam…
Sevgimin coşkusunu sana yansıttığımda senin de bana aynı coşkuyla karşılık vereceğini biliyorsam…
Kahkahanın en güzelini seninle atacağımı,yemeğin en güzelini seninle yiyeceğimi, seninle düşünüyorsam…
‘hayatının en anlamlı şeyi ne’ diye sorduklarında tereddüt bile etmeden senin adını verebiliyorsam…

Sen benim için VAZGEÇİLMEZ olmuşsun demektir..

Paylaş:
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Buzz
  • LinkedIn
  • Google Bookmarks
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • Orkut

Seninle aynı şeyleri özlüyoruz aslında..

Sevgi Sözleri Mesajları: aşk sözleri | Mesajlar: Aşk Mektupları, Tüm Mesajlar

Sıradan şeyler. Basit zarif anlaşılır…
Kıyıları özlüyoruz mesela. Ve kıyıda kalbimiz gibi bir evi…
Ve orada bize benzeyen insanlarla bir arada yaşamak istiyoruz.
Çocuklar bize boyun eğen bir doğa ve yavaşlatılmış bir hayat istiyoruz.
Her şey açık olsun ve hayat içimizden aksın ama yine de bize pek zarar vermesin istiyoruz…
İyi insanlar olmak istiyoruz. İyi… Bir sarmaşık gibi birbirimize sarılıp sonsuza dek kopmamak istiyoruz.
Oysa özlemek başka; kim olduğumuz ve neyi istediğimiz başka…
Ve bu oyunu önce ben bozdum.
Sen de bozabilirdin…
Özlemlerini seni sıkan terli bir gömlek gibi üzerinden çıkarıp bir bilinmezliğe doğru alıp başını gidebilirdin…
Önce ben çıkmak istedim yola. Bitişi değildi bu sana duyduğum sevginin. Bu sonu değildi içimdeki aşkın…
Bu yüzden sen şimdi vazgeçtin kendi yolculuklarından; vazgeçtin ruhunun gurbetinden dönmekten… Vazgeçtin kendinden…
Ve sen şimdi her şeyi bile bile beni bu hayata çağırıyorsun.
Özlemlerimize yer açmaya çalıştığımız bu bilinmez bu yalancı topraklara…
Beni yitirmemek için kendinden vazgeçiyorsun. Kendine dönmekten…
Sevgin kendinden daha önemli. Sevgin bugüne dek ertelediğin bütün yolculuklarından daha önemli… Bana duyduğun aşk için hep anlaşılır olmaya hep iyi olmaya çalışıyorsun.
Bense iyi ve anlaşılır olmak istemiyorum…
Belki de haklısın! Ben iyileşmek istemiyorum.
Hayat… İnsanlar… Bu dünya pek inanmadığın halde senin söylediğin gibidir belki de… Babalar çocuklarını seviyordur. Kadınlar eşlerine sevgiyle bağlıdırlar. Otobüste yaşlı insanlara yer veriliyordur. İşçiler çalışkan esnaf dürüsttür. Mevsimler iyi huylu insanlar yardımseverdir. Geceleri aşk koruyordur şehirleri…
Ve en önemlisi sen beni katıksız seviyorsundur…
Oysa bilmiyor değilim ben bunları. Hayatın içindeyken hayatı mahcup bir özlemle özlerim çünkü. Şükran duyarım ona ama yine de eksiğimdir ondan; belki de biraz fazla. Her şey hazırdır. Avuçlarımdadır özlediğim her şey ama yine de beni çağıran sese giderim ben.
Giderim kendime… Onca emek onca çile sonunda bana sunulan her şeyi istesem de istemesem de elimin tersiyle iter giderim artık ertelemek istemediğim yolculuklarıma…
Giderim sonunda. Ulaşmak için çırpındığım bu yüzden kendimi kınadığım her şey silinip gider; kendimle çırılçıplak kalırım orada…
Buymuş derim; buymuş işte aradığım! Bu tarifsiz acı bu tarifsiz çözümsüzlük. Bu saf hasret…
Ve orada yıkarım yüzümü ağlayışımı gizleyen o karanlık sularla.
Yıkarım yüzümü kaybetmenin o deli o çıplak sevinciyle…
İyi ki derim iyi ki kaçıp gelmişim buralara… İyi ki burada kendimle baş başa yaralarıma bakmışım…
Oysa çok geldim bu karanlık ve dost denizin önüne. Çok yalvardım ona. Ona bu susuzluğun ne olduğunu bilmediğini söyledim. Korkusuzca açtım önünde varlığımı…
Yalvardım. Küfrettim. Haykırdım. Arındım.
Sınırlarımı aşmak istercesine hayatı ve bütün iyiliklerini hayatı ve bütün kötülüklerini ve çözümsüzlüklerini ona şikâyet ettim.
Hayatı ve bütün aşklarını; sevgilerini…
Gözyaşlarımı karanlık denizin tuzuyla seviştirirken o an hayatta olmaktan derin bir haz duyarken ama aynı anda yok olmanın sınırında gezinmenin kirli gururuyla varlığımı ona şikâyet ettim.
Umutlarımı aşklarımı ve özlemlerimi ona şikâyet ettim…
Anladım sevgili!.. Anladım… Kendimi ve bana ait olan her şeyi şikâyet ettiğim bu karanlık denizin önünde. Anlam özlediğim her şey beni benden kopartıyormuş…
Anladım sevgili!.. Ben iyileşmek istemiyorum…
İnan hayatın insanların iyi olup olmaması beni zerrece ilgilendirmiyor bu anda.
Kimse sorumlu değil. Suçlu yok. Böyleyim ben…
Sevgisiz bencil biri değilim. Bunu en çok senin bilmen gerek.
Evet aşkı çok arzuladım.
Girdim çıplak ayakla onun topraklarına. Büyülendim ve sustum…
Ve ben aşkı özlerken o beni benden kopardı…
Aşk ben bu hayattan kurtulmak isterken beni bu hayata benzetti…
İşte bu yüzden seni ne kadar sevsem de sen gidince ferahlık duymam…
Evet en çok seni seviyorum bu yeryüzünde…
Bunu kanıtlayabilirim sana…
Önceleri bundan çok utanırdım. Bir zaman sonra yanımdan gitmeni istememden… Sen gidince içimin ferahlamasından…
Ama artık utanmıyorum… Çünkü en çok yokken varsın sen bende.
Özlemini hayalini alıp o karanlık denizin önüne getiriyorum.
Orada sen yokken seninle fısıldaşıyorum.
Orada sen yokken seninle haykırıyorum karanlık denize…
Senin yokluğunda ama yokluğundan daha sahici olan hayalinle arınıyorum o karanlık denizin önünde.
Titreyerek sabırsızca çocukça ve cesur…
Seni yokluğunu ve beni bu karanlık denizin önüne sürükleyen varoluşumla arınmak istiyorum…
Ne arıyorum ben burada? Benim için her şeyin iyiye ve doğruya gittiği söylenirken neden ben burada bana ait her şeyi yok etmek istiyorum?
Boşunaymış alınganlıklarım. Boşunaymış incinmelerim…
Sordum kendime sordum; öfkemin ve arzularımın doruğunda sandığım an…
Sordum “Sahi ne istiyorsun sen?” diye…
Çok cesurdum ama ölmek istemiyordum. Bu hayatı da istemiyordum aslında.
Çünkü kendimi ne kadar kandırsam da er geç geleceğim yer yine bu karanlık denizin önüydü…
Daha çok gidebilmek isterdim. Sonuna dek…
İçimde biriktikçe beni yaralayan hüznümün ne olduğunu biliyorum. Hissettiğim yere kadar gidememekti benim hüznüm. Hep yarı yoldan dönmek… Hep son anda vazgeçmek…
Burası bana ait değil. Bu hayat…
Sevgilim beni affet! Sana duyduğum o büyük aşk bana ait değil…
Düşünsene en çok sevdiğim sensin ama yine de sen gidince içim ferahlıyor!..
Düşünsene senin için her şeyimi feda edebileceğim şu an yine de sensiz gitmek istiyorum o karanlık denizin önüne!..
Sensiz… Orada varoluşumun o büyük acısıyla baş başa kalmak istiyorum…
Bu bir sevgisizlik; bu bir bencillik değil…
Ben değil sen bozsaydın oyunu önce sen isteyecektin bunu benden…
Ve bil ki burada bu karanlık denizin önünde yokluğumla savaşırken en çok senin adın geçiyor içimden!..
Senden aldıklarım sana kattıklarım…
En çok da senin için hesap veriyorum bu karanlık denize…
Saçlarının kokusu gözlerinin cinnet yarısı aşk için o derin çırpınışın ölümü ne kadar istesen de hayata duyduğun o derin özleyişin… İnan benkendimle birlikte sanabana ve dışımızdaki her şey için hesap veriyorum bu karanlık denize!..
Ne olur beni engelleme!.. Çünkü ne pahasına olursa olsun giderim ben oraya… Orada belki kendimi bulurum belki bulamam: Ama giderim…
Engellersen sana en korkak en zavallı en düşkün yanımı bırakırım…
Çoğu insan böyle yapıyor… Ve ben o çoğunluktan olmak istemiyorum…
Bırak beni gideyim kendime!.. Ne olur incitme ve bunu benim bencilliğime yorma!..
Beni kınama ve araya aşkı sevgiyi sokma!
Kalırsam burada beni benimle yalnız bırakırsın…
Ne olur beni benimle ıssız bırakma!..
Ne olur “bana benimle ihanet etme!..”
Sana göre belki gidecek bir yer yok. Hepsi hepsi burası… Bir de aşk üzerine bütün
bildiklerimiz…
Sakın seni eksik sevdiğimden şüphelenme…
Ben bu hayata gerekli olduğu söylenen bir sürü şeyi bu sevgi yüzünden öğrenmek istemedim…
Sen varken öğreneceğim her şeyi sana rakip saydım… Ama yine de gitmek istedim o karanlık denizin önüne…
Çünkü gideremedi susuzluğumu sendeki aşk…
Gideremedi aşk üzerine bütün bildiklerim…
Gideremedi avuçlarıma bırakılan özlediğim her şey… İşte bu yüzden kendimden başka biri olmak istemiyorum…
Çok ama çok acı çeksem de almasın beni benden kimse… Bunu çok istiyorum…
Sen benim için herkesten daha önemlisin…
Ama ben kendisini özleyen bir başkasıyım…
Ve bildim. Kendimi anlamak hayatı anlamak kadar düş kırıcıydı…
Ama böyle; belki de iyi ki böyle oldu…
İşte bu yüzden iyileşmek istemiyorum… Beni iyileştirmeye çalışma ne olur!..
Ve beni benimle yalnız bırakma! “Bana benimle ihanet etme!..”
Belki gidecek hiçbir yer yok… Belki her şey bu kadar…
Belki de boşuna çırpınıyorum… Boşuna kanatıyoruz gökyüzünü ve hayallerimizi…
Ama eminim sen de biliyorsun.

Aşk içindeki aşka rağmen yine de kendisini aramaya gidenlerle mümkün bu dünyada..

Cezmi ERSÖZ

Paylaş:
  • Facebook
  • Twitter
  • Google Buzz
  • LinkedIn
  • Google Bookmarks
  • MySpace
  • Yahoo! Buzz
  • Orkut